Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

12.01.2018
Serkan İncekaş
VAKİT GEÇ OLMADAN


VAKİT GEÇ OLMADAN


Vecdi ALTAY. Tanır mıydınız ? Ben tanımazdım. Vefatını duydum önce. Sonra öğrendim kim olduğunu. Işıklar içinde yatsın. Duydum öğrendim de sonra dedim ki ben neden tanımadım sağlığında ?

Tibet KIZILCAN. Tanır mıydınız ? Benim tanışıklığım yoktu.  vefatından sonra çok defa kabri başındaki anmalara katıldım. Onun için de aynını söyledim. Neden tanımamışım zamanında ?

Hatta birkaç arkadaşım şahittir. Yine bir anmadan dönerken, ne güzel demiştim, bu kadar insan yıllar önce kaybettikleri bir genç adamı anmak için her yıl biraraya geliyor. Acaba bizi kimler anacak. Bu vefalı insanlar varken ölmek istiyor insan.  

Ya da belki iyi insanken ölmek istiyordur insan. Kötüleşmeden, kavga etmeden, küskünlük yaşamadan, pişman olmadan, kimseleri kırmadan..

Aslında bu aralar  “Simone ve Türkiye’ de Futbol” başlıklı yazımın devamını yazacaktım. İzin vermedi yaşananlar. Biraz yazıdan çıkıp, yazma amacına dönünce, buradan hep doğru bildiklerimizi gördüklerimizi anlatmak,  bildiklerimizi paylaşmak isterim. Oysa bizim çoğu zaman Karşıyaka denince yaptıklarımız, tepkilerimiz, bildiğimizden  değil duyumsadığımızdandır. Bir duygudur bizi ele geçiren, yönlendiren, taraf yapan.

Toplayın arkadaşlarınızı Karşıyakalılar. Bir bakın etrafınıza kaç kişi var. Kimse kimseyi beğenmez. İçimizden biri bir işi becerse “ama” diye başlayan ikinci cümleler kurarız ardından.  İyi işi desteklemez, görmezden geliriz. Bir fikir mi var ortada . Biz elbette daha iyisini biliriz.

Bizim beğenmediğimiz adamların hepsi öldükten sonra iyi adamlar olur.

Hayatım boyunca herkesle iyi olmak diye bir iddiam olmadı hatta aksine uzun zaman çalışma masamın yanında Bernard Shaw’un Kara Kız hikayesinde geçen sözleri asılıydı :

Eğer sen adi insanların yanlış yorumlayabilecekleri hiçbirşey yapmamak istiyorsan hayatını da onların adilikleri düzeyine indirmen gerekir”.

Ben de buna inanırım. Bu nedenle bu yazı bir haydi gelin birleşin, elele verin vs yazısı değildir.  

Hayatta iyiler kötüler vardır. İşini iyi yapanlar ve yapamayanlar vardır. Ama en kötüsü kötüniyetli insanlardır.

Karşıyaka Spor Kulübü’ nün bugün içinde bulunduğu durumda payı olanlar içinde ben inanıyorum ki kötüniyetli insan sayısı çok azdır. Elbette vardır. Kendi çıkarlarını kulübün çıkarlarının önüne koymuş olanlar. Fayda aramış, bulmuş, bulamamış  olanlar. Çoğu silinmiştir. Ya da sadece hafızalarda kalmıştır isimleri. Ancak gerisi ne yazık ki beceriksizliktir, yetersizliktir, hatadır. Bu kadar kötü yönetilmek de  bu kadar değerli beyinlere sahip bir camia için çok acıdır.

Bugün hala bu kulüp, bu camianın birbirinden uzaklaşması, ayrışması, sen- ben demesi yüzünden bir adım ileri gidemiyorsa, herkesin kendisine dönüp bakmasında yarar var. Bu kadar değerli insandan faydalanamamak, bunca insanın anlaşılmaz şekilde biraraya gelemez olması en büyük günahıdır bu camianın.

Tekrar ediyorum bu bir biraraya gelip, herkes yaşananları unutsun yazısı değildir. Ancak biraraya gelebileceklerin  gelmemesi de, getirilmemesi de yarın doğacak pişmanlıkların sebebi olacaktır.  Love Story filminin önemli sözlerindendir. Aşk hiçbir zaman pişman olmamaktır,  der. Karşıyaka aşktır. Ve Karşıyaka’ nın pişman olacağı hataları yapma lüksü kalmamıştır.

Cenazeler adamları iyi  ilan etmek için geç kaldığımız zamanlardır.  12/01/2018

Serkan İNCEKAŞ