Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Zeytin Ağacında Kartal Ötmez - Cem Zeren

23.03.2017 - kafsinkaf.org

Karşıyakamızın gururu Zübeyde Hanım'ın kızlarının 2 gündür Bursa'da yanındaydık. Bu gencecik kızlar büyük mücadele ettiler, büyük iş başardılar. Kulübünün sevdalısı taraftar yine en az 2 gün gururumuzun yanlarındaydı. Çoğumuz Bursa'dan çıkamayacağımızı biliyorduk, ama Bursa'da bulunmak ve bu kızları desteklemek onlara bir şükran göstergesiydi. Ama Zübeyde Hanım'ın kızlarını desteklemeye Bursa'ya gidenler arasında Belediye Başkanımız yoktu. Beşiktaş playoffta olsaydı, belki olurdu. Basketbol maçımızın ikinci yarısının başında yapılan tezarühatlara katılmadım. Zamanının doğru olmadığını da düşünüyorum. Ama.... 1) Tamamı altyapıdan yetişen gencecik kızlarımızdan oluşan voleybol takımımızın yanında olmayan Başkan neden neredeyse tamamı yabancı oyunculardan oluşan basketbol takımımızın yanındaydı? Türk kadınının bilimin, sporun, sanatın, ticaretin içinde olmasını desteklemesi gerekmez mi, bugünün Türkiyesinde solcu, hadi geçtim solculuğu, Karşıyakalı olduğunu iddia eden bir başkanın? Sakın bu tercih, voleybol takımımızın playofftan eleneceği öngörüsünün yanında, basketbol takımımızın yeni bir başarıya göz kıpıyor olması ve nihayetinde yeni takımın yeni kupasıyla billboardlardaki yeni afişlerinin hayali olmasın? 2) İkinci yarının başındaki tezarühattan sonra başkanın mimikleri ile yaptığı "Gösteririm ben size" tepkisi de nedir? Belediye Başkanlığı seçimlerini % 71 oy ile kazanıp en yakın rakibine 53 puan fark atan bir başkanın intikam mimikleri vermesi ne kadar doğrudur? Tribünde kardeş kavgasını körüklemesi ne kadar doğrudur? Tribündeki 5.199 kişinin her biri değerlidir, Karşıyaka Spor Kulübü'ne emekleri başkandan çok daha eskidir. Başkansa bu 5.199 kişinin başkanıdır. Karşıyaka'da yaşayan kendisine oy vermiş ya da vermemiş, kendisini eleştiren ya da eleştirmeyen 35,5 onbinin başkanıdır. Karşıyaka entellektüelizmini dünyanın dört bir yanında yaşatan 35,5 yüzbinin başkanıdır. Eleştirilerin ardından Karşıyaka'ya yakışan bir başkanın yapması gereken intikam mimikleri değil, taraftarı sakinleştirecek ve birleştiren tepkiler olmalıydı. Eğer bu tepkileri bile bile bu maça geliniyorsa; kalkıp bir "kafkaf" çekmek 5.200 kişiyi birleştirmez miydi? 3) Yapılan tezarühat isme değil, geneldi. "Beşiktaşlı taraftar gitsin" anlamı taşıyordu. İstanbul'da oynanan iki Beşiktaş maçında Karşıyaka'ya ve Karşıyakalılara her türlü küfür edilmişken, ikinci FIBA maçında Karşıyaka seyircisi yaşadığı şiddet yüzünden maçı koridorlarda takip etmek zorunda kalmışken; Karşıyaka Belediye Başkanı'na Beşiktaş'ın Olympiacos maçına gitmek yakışır mı? Hadi gittin, ismine yönelik yapılmayan bu tezarühatı muhattap almak tezarühatı yapanları haklı çıkarmaz mı? 4) Karşıyaka taraftarı Karşıyaka taraftarının dostudur, yoldaşıdır, Belediye başkanları gelip geçer; başbakanlar gelip geçer, cumhurbaşkanları gelip geçer; biz hep birbirimizin yanındayızdır. Aynı golde ayağa kalkan, aynı baskette sevinen, aynı yenilgide ağlayanızdır. kalbimiz aynı anda çarpar, gözyaşımız aynı anda akar. Uzaklarda olsak da; aynı anda Bursa'dayızdır, aynı anda Ankara'da, aynı anda Atatürk Stadı'nda, aynı anda Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'ndayızdır. Karşıyaka sahip olduğumuz en değerli evimizdir, Karşıyakalılar da sahip olduğumuz en değerli dostlarımız. Bugün tüm Karşıyakalıların birlikte olması en büyük kazancımız olacaktır. Bu kavgayı uzatmak ve büyütmek; en kazandığını zannedenin bile kaybı olur. Büyük Karşıyaka'nın taraftarı olmak, yöneticisi olmak, sporcusu olmak gururdur. Yoksa insanların sinerek, üzülerek, küserek terk edeceği küçülmüş bir Karşıyaka'nın tek sahibi olun; kime ne faydası olur? Karşıyaka tek tek hepimizin tutkusuyla, emeğiyle çok büyük. Birimizi bile kaybetmeye hakkımız yok. 5) Az önce FIBA Şampiyonlar Ligi'nin diğer çeyrek finali Monaco-Sassari maçını izledim. Monaco Prensi de salondaydı. Taraftar ile beraber tezarühat yapıyordu. 6) Bu gece ne yazık ki, Başkan Karşıyaka'daki siyasi hayatını sonlandırdı. CHP'nin kendisini bir daha Karşıyaka'dan aday göstereceğini de sanmıyorum. Hatta 2019'a kadar bile başkan kalabileceğinden şüphelerim var. Kimsenin adamı olamayacağını bildiğim, sadece KSK'nin hizmetindeki büyük Karşıyaka taraftarının tek yoldaşının bu bilinçle onlarca yıldır halay çekerken tribünde koluna sarıldığı Karşıyaka taraftarı olacağına eminim. Çünkü o koluna sarıldığı taraftardır tarafdaşının yanında sonsuza kadar kalacak olan; sadece 2019'a kadar kalacak olan değil... 7) Karşıyakamız ve Karşıyakalılarımız o kadar değerli ki, onlara sarılmaktan vazgeçmeyelim... Karşıyakamızı sevgiyle büyütelim...